| Geleceğin İlacı Propolisin Faydaları |
|
Propolis, sağlık için vücut yoluyla alınması gereken 22 besini bünyesinde taşıması açısından içinde bulunduğumuz yüzyıl da keşfedilen mükemmel doğal ilaç olarak kabul edilmiş ve önem kazanmıştır. Propolis çok eski çağlarda ilk kez Yunanlılar tarafından keşfedilerek doğal bir antibiyotik olarak kullanılmıştır. Yaşadığımız yüzyılda bu değerli ürünün antibakteriyel, antifungal, antiviral özellikleri yanında antiinflamatuar, antiülser, lokal anestezik, antitümör, bağışıklık uyarıcı gibi biyolojik aktivite özelliği göstermesi; tıp, apiterapi, beslenme ve biyokozmetik alanında kullanımını yaygınlaştırmıştır -Propolisin vazelinle karıştırılarak, hazırlanan merhemlerin Boer savaşları arasında kullanıldığı, yaraları iyileştirdiği belirtilmektedir. -Propolis Mısır Uygarlığında ölülerin mumyalanmasında kullanılırdı. -Hipokrat propolisin deri ülserlerinin ve sindirim sisteminin tedavisinde kullanıldığını söylemiştir. -Anadolu’da da geleneksel olarak insanlarda ve çiftlik hayvanlarında ayak ve deri problemlerinde, yaraların iyileştirilmesinde, çıbanlarda kullanıldığı bildirilmektedir. Propolis, günümüzde ise artan bir popülerlik kazanmıştır. Arılar propolisi milyonlarca, insanlarsa binlerce yıldır kullanmaktadır.. Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisin yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur. Propolisin bazı kanser türlerinde kullanımı yapısındaki cynamic asit ve terpenoidlerin sitotoksik activitesi ile ilgilidir. Bu yönüyle propolis, bağırsak, böbrek, meme, burun ve pharynx kanserinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Uruguay menşeili propolisle yapılan bir çalışmada meme kanserini yavaşlattığının bulunması bu yargıyı güçlendirmektedir ( Novatny et al, 1999). Propolisin insanlar üzerinde olumlu etkisini gösterdiği hastalıklar; beriberi, deri ülseri, ağız yaraları, diş ağrısı, burun iltihabı, mide ülseri, böbrek bozuklukları İYE iyi huylu tümör, kist, damar sertliği, diabet, kemik erimesi, kırıkların kaynaması, sedef, sinir ucu iltihabı, sivilce, egzama, vajinal ve rahim iltihaplanması, şeker hastalığı, nefes darlığı, çeşitli yaralar, cilt kanseri, menopoz dönemi kemik erimesi, astım, bronşit, romatizmal ağrılar, tiberküloz, mikrobik rahatsızlıklar, parkinson, hemeroid, akciğer kanseri, grip, uçuklar, gastrit, oniki parmak ülseri, orta kulak iltihabı, ÜSYE, baş ağrısı, güneş yanıklığı, akne olarak sıralanabilir. Propolisin tedavi edici özellikleri üzerine yapılan çalışmaların çoğu içerdiği fenolik bileşenler üzerine yoğunlaşmıştır (Flavanoidler ve kafeik asit esterleri gibi fenolik bileşikler). Araştırmalar, propolisin içerdiği aktif bileşeni izole edip etkisini test etme üzerinedir. Fakat, propolisde çok sayıda bileşen bulunması nedeniyle oluşan bileşik etki, herbir bileşenin tek başına oluşturduğu etkilerin toplamından daha fazladır. Çalışmalar, propoliste bulunan flavanoidlerin etkili anti-bakteriyal aktiviteye sahip olduğunu göstermiştir, fakat izole edilip ayrılan flavanoidler, propolis ekstraktına göre daha düşük aktivite göstermiştir. Propolisin, bazı antibiyotiklerle bileşik etki gösterdiği gözlenmiştir. Klinik çalışmalar propolisin bronşit ve benzeri rahatsızlıkların, influenza ve herpes, deri mantarları, diş ve diş eti rahatsızlıklarında, ülser, yanık ve abselerde, kulak enfeksiyonlarında, giardi ve kolitde, vajinal ve servikal rahatsızlıklarda etkili olabileceğini göstermiştir. Bazı durumlarda, bakteri ve maya üzerindeki etkileri 100 kat artabilmiştir. Antibiyotik dirençli Staphylococcus ırklarında, propolis ile birlikte alınan antibiyotiklerin, bu direnci kırabildikleri gözlenmiştir. Propolis ülser tedavisinde başarı oranını çok yükseltmektedir. Yapılan araştırmalar ülser tedavisi amacıyla kullanımda 6 ay gibi sürede tamamen iyileşme sağlanabildiğini kanıtlamıştır. Ayrıca propolis akut ve kronik kolit tedavisinde olumlu sonuçlar elde edildiği de kanıtlanmıştır. Yapılan araştırmalarda Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır. Kemik kırıklarının tedavisinde propolis'in başarı oranını arttıran araştırmaya propolis araştırmaları sayfamızdan ulaşmanız mümkündür. Cilt Hastalıklarına Etkileri… Propolisin, mantar ve athlete’s foot gibi cilt hastalıklarından sorumlu olan maya ve mantarları etkili bir şekilde engellediği belirlenmiştir. Bu organizmalara karşı etki gösteren propolis bileşenleri, flavanoidler ve kafeik asit türevleridir.Bu anestezik etki, propolisin neden yüzyıllardır boğaz ağrısı ve ağız yaralarının tedavisine destek için kullanıldığını açıklamaktadır. Dişçilik alanında propolisin anestezik malzeme olarak kullanımı Avrupa’da patentlenmiştir. Bağışıklık Sistemine Etkileri … Yapılan deneylerde propolisin immün tepkiyi tetiklediği belirlenmiştir. Yakın zamanda Japon araştırmacılar, propolis ekstraktının, insanda, bağışıklık fonksiyonlarına bağlı olarak makrofaj aktivasyonu sağladığını göstermişlerdir. Propolis sitokinleri oluşturan bağışıklık hücrelerini aktive eder. Bu sonuçlar propolisin anti-tümör etkisini açıklamaya büyük ölçüde yardımcı olur. Anti-Kanser Etkiler… Propolisin etanol ekstraktının karaciğer ve mesanedeki kanserli hücreleri dönüşüme uğrattığı ve gelişmelerini önleyebildiği gözlenmiştir. Ayrıca, yumurtalık kanseri hücrelerini ve hücre bölünmesini durdurucu etkileri olabileceği saptanmıştır. Ayrıca, göğüs, cilt, kolon ve böbrek kanseri hücreleri gibi insan tümör hücre kültürleri üzerinde öldürücü etkisi olabileceği tespit edilmiştir. Bu etkileri oluşturan bileşenin kafeik asit fenetil ester olduğu belirlenmiştir. Propolisden izole edilen Artepillin C, insan mide kanseri hücreleri, insan gırtlak kanseri hücreleri, kolon kanseri hücreleri üzerinde hücre öldürücü etkisi olabilmektedir. Antioksidan Etkiler… Propolis içerisinde yoğun olarak bulunan flavanoidler, çok güçlü antioksidanlardır. Antioksidanlar, serbest radikalleri sönümleme özelliğine sahiptirler, böylece lipidleri korurlar ve C vitamini gibi diğer bileşiklerin oksitlenmesini ve yıkılmasını engellerler. Kalp-Damar Etkileri… Yoğunlaştırılmış propolis ekstraktının, kan basıncını düşürebildiği, sakinleştirici etki yapabildiği ve serum glikoz oluşumunu sağlayabildiği gözlenmiştir. Propolisde bulunan dihidroflavanoidlerin kılcalları kuvvetlendirmede etkili olabildiği ve antihiperlipidemik aktivite oluşturabildiği belirlenmiştir. Ayrıca, propolisin,karaciğeri alkole ve tetraklorüre karşı korumada desteklediği belirtilmiştir. Anestezik Etkileri… Propolis ve bazı bileşenleri anestezik etki gösterebilmektedir. Yapılan deneyler sonucunda, propolisin, kokainden 3 kat, prokainden ise 52 kat daha güçlü anestezik etkiye sahip olduğu söylenmektedir. Anestezik etkinin, propolisteki, pinocembrin, pinostrobin ve kafeik asit esterleri sayesinde gerçekleştirildiği belirlenmiştir. Propolisin bağışıklık sistemini desteklediği, kanser hücrelerini baskı altına alıp devitalize ettiği, doğal bir antibiyotik olduğu ve zararlı bakterilerin direnç oluşturamadığı bildirilmiştir. Dişeti rahatsızlıklarında ağız yaralarında düzenli kullanımda tedaviyi desteklediği saptanmıştır. Ayrıca vücutta oluşan kist ve tümörleri baskı altına aldığı, ve tedaviye destek olarak kullanıldığında başarı oranının arttığı bildirilmiştir. Propolisin Faydaları Hakkında Yapılan Araştırmalar… -İSTANBUL - İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü (DETAE) Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Öztürk, arı ürünü propolisin (Bal arılarının kovanını korumak için ağaçlardan toplayarak oluşturduğu izolasyon malzemesi) meme kanseri üzerine etkilerini araştırdıkları sırada daha önce etkileşimi görülmeyen 5 bin gen değişimini bulduklarını söyledi. Akşam gazetesinden Türkan Yılmazer’in haberine göre çalışmayı yürüten ekip, propolisin meme kanseri hücrelerini intihara sürüklediğini ortaya çıkardı. Ekibin başında bulunan Prof. Dr. Öztürk, Arı Platformu ile birlikte yürüttükleri çalışma kapsamında, 30 bin geni taradıklarını belirtti ve şunları söyledi: Üç meme kanseri tiplemesinin hücresini seçtik. Propolisin 5 bine kadar geni değiştirerek kanser hücresine savaş açtığını belirledik. O kadar çok yerden bu hücreyi vuruyor ve 'öl' komutu gönderiyor ki, sonuçta hücre ölme kararı alıyor. Yani kanser hücresinin aklını karıştırarak bu komuta uymalarını sağlıyor. Üstelik sadece tek dozla başardık bunu. Kanserli hücrenin normal ilaçlara bile dirençliyken doğal bir ürünle ölüm komutuna uyması çok önemli.” JAMES BOND TAKTİĞİ UYGULUYOR Prof. Dr. Oğuz Öztürk, propolisin kanser hücresine etkisini şu sözlerle anlattı: Bu madde hasta hücreyi yalnızlaştırıp diğer hücrelerle etkileşimini bloke ediyor. Kanser hücresi hangi yolla ilerlerse ilerlesin, ona göre bir strateji izleyip hücrenin intihar etmesini sağlıyor. Klasik bir James Bond filmi izler gibi, propolisin meme kanseri hücrelerini yok edişini izledik. Kılık değiştiriyor, taktik değiştiriyor ve ölmelerini sağlıyor. Üstelik normal hücrelere hiç zarar vermeden. http://www.ntvmsnbc.com/id/25382518/#storyContinued
-Romanya’da Dr. A. Vasilca ve Dr. Eugenia Milcu propolisin ülser üzerindeki tedavi edici özellikleri üzerinde çalışmışlardır. 34 kronik ülser hastasına 4 hafta boyunca propolis ekstraktı verilmiştir. 28 hasta tamamen iyileşirken 6 hastada önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bazı hastalara doku biyopsisi uygulanmış ve propolisin yenileyici etkisi gözlenmiştir. -Amerikan, Alman ve İtalyan üniversitelerinden bilim adamları ile propolis etkilerinin uzun dönemdeki etkilerini araştıran Prof. M. Demestre, proplis'in 100 günlük kullanımında tümörlerin büyümesinin önemli ölçüde baskılandığını, bu oranın kanser türlerine göre değişerek ortalama %47,5 olduğunu açıklamıştır. http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/mnfr.200800021/abstract - Oyama Üniversitesi Farmakoloji Bölümü'nden 10 Japon bilim adamının yaptığı araştırmaya göre; 7 hafta boyunca bazı kanserojenlere yoğun olarak maruz bırakılan deney farelerinin akciğerlerinde tümör oluşumu sağlanıyor. Sonrasında 16 hafta boyunca 100mg/kg/gün oranında ağız yoluyla propolis veriliyor. Propolis verilmeyen farelerdeki tümör sayısı (ortalama 12,3) iken propolis verilen farelerde bu oran (ortalama3,5) oluyor. Sonuç bölümünde, "bulgulara göre propolis kemoprevensif içerik olarak akciğer kanseri vakalarında insanlarda kullanılabilinir" denmektedir. http://www.mundialsiglo21.com/novedades/Inhibitory.pdf -N. Popovic ve N. Oita adındaki Romanyalı medikal araştırmacılar, propolisin hücre bölünmesi üzerindeki etkileri ile ilgili bir bildiri yayınlamışlardır. Araştırmacılar, dokunun hiçbir zaman tamamen kanserli hale gelmediğini, her zaman sağlıklı hücrelerin bulunduğunu ve normal hücrelerin aktivitelerinin kanserli hücreler tarafından etkilendiğini belirtmişlerdir. Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır. -Bulgaristan’dan Dr. S. Nikolov ve arkadaşları, propolisin akut ve kronik kolit üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çalışmaya, yaşları 20 ile 65 arasında değişen 45 hasta katılmıştır. Hastalara günde üç defa yemeklerden önce propolis ekstraktı verilmiştir. Sonuçta toplam 43 hastada olumlu sonuç elde edilmiştir. Bunlardan 26’sında çok iyi, 12’sinde iyi kalanları ise memnuniyet verici şekilde iyileşme gözlenmiştir. Sadece iki hastada herhangi bir gelişme gözlenmemiştir. Çoğu hastada yedinci günde iyileşme başlamış ve ondokuzuncu ya da yirminci günde tamamen iyileşme görülmüştür. -Propolis ekstraktının ağızdan alınmasıyla anti-HIV-1 etkisi gösterdiğini açıklayan Minneapolis Tıbbi Araştırma Vakfı Nöroimmunoloji Laboratuvarı, Buna dayanarak tedavi desteği sağlayan klinik ve kurumların Propolis'i kullanmaları gerektiğini savunmaktadır. Zidovudine'in etkilerini belirli şekilde arttırdığını ve diğer ilaçlarla olumsuz bir etkileşim yapmadığı da belirtilmektedir. http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0378874105003740 -Aseptik necrosis hastası olan 22 hastaya düzenli olarak propolis enjekte edilmiş, 32 hastaya ise aynı şartlarda normal tedavi uygulanmıştır. Propolis tedavisi uygulanan hastalarda diğerlerine göre belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Vajina ve uterus iltihaplanması şikayeti olan 90 hastaya % 3’lük propolis etanol ekstraktı uygulanmış ve % 50’den fazlasında olumlu gelişmeler sağlanmıştır. -Propolis'in akciğer kanseri üzerindeki etkilerini araştıran Radyasyon Onkolojisi bölümünden 5 Tayvan'lı bilim adamının yaptığı açıklamaya göre; "Akciğer Kanseri hücreleri üzerinde öldür&¨cü ışın etkisine benzer etki göstererek Radyoterapiyle beraber destek olarak kullanılabilinir. Propolis, ayrıca Hastalığın tekrar etme olasılığınıda engellemeye yardımcı olabilmektedir. http://www.jstage.jst.go.jp/article/jrr/45/2/45_253/_article -Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya % 10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmıştır. Çocuklarda düş&¨k dozun tedavi edici etkisi olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde ise % 20 lik propolis ekstraktının, tinidazol ve anti protozoa ilaçlarıyla aynı dozda etki gösterdiği bulunmuştur. Propolis, Danimarka’da ülser ve Crohn hastaları üzerinde denenmiştir. Propolis ekstraktının ülser üzerinde etkili olduğu fakat Crohn hastalığına etkisi olmadığı bulunmuştur. -Bronşit şikayeti olan 260 çelik işçisine 24 gün boyunca, bağışıklık sisteminin lokal ve sistematik düzenlenmesi gibi çeşitli metotlar ve propolis etanol ekstraktının fizyolojik tuz çözeltisi lokal olarak uygulanmıştır. -Polonya'lı Prof. Scheller "mide ve bağırsaklarda meydana gelen enfeksiyonları engellediğini öğrendik. Propolis'in sürekli kullanımında karaciğer, böbrek veya beyaz kan hücreleri sayısında olumsuz gelişmeler kaydedilmemiştir. Bunun sonucunda Propolis'in toksik madde içermediği anlaşılmıştır. Propolis yaraların normalden hızlı bir şekilde iyileştirdiğini gözlemledik. Bununla beraber bağışıklık sistemini güçlendirme özelliğini, dolaşım sistemi, metabolizma ve fiziksel özelliklerde de iyileşme gözlenmiştir. Propolis fiziksel, seksüel ve zihinsel performansın artmasını da sağlamaktadır" yorumunu yapmıştır. -Kemik kırığı olustuğunda yüksek miktarda serbest radikaller olusmaktadır. Geçmiste yapılan çalısmalarla serbest radikalleri temizleme özelliği ispatlanan propolisin, farklı alanlarda yararlı olduğu gösterilmistir; fakat su ana kadar propolisin kırık iyilesmesi üzerine etkileri incelenmemistir. Çalısmamızın amacı propolisin kırık iyilesmesi üzerine etkilerini arastırmaktır. Propolisin kırık iyilesmesi üzerine etkilerinin değerlendirildiği bu çalısmada kırk sekiz adet rat kullanılmıstır. Ratlar iki gruba ayrılmıstır. Birinci grup hiçbir islem yapılmamıs kontrol grubu olarak, diğer grup propolis grubu olarak kullanılmıstır. Her bir grup kendi arasında 7., 14., 21. ve 28. günler olmak üzere dört alt gruba ayrılmıstır. Tüm ratların sağ fibulaları manuel angulasyon yöntemi ile kırılmıstır. Deney grubuna %2,5 konsantrasyonda propolis 0,5 cc miktarında, kırık olusturulduktan hemen sonra sadece bir kere olmak üzere uygulandı. 7., 14., 21. ve 28. günler sonunda ratlar sakrifiye edildiler ve ratların sağ alt ekstremiteleri radyolojik ve histopatolojik değerlendirme için kal&¸a seviyesinden ayrıldı. Bu çalısmadan elde edilen radyolojik ve histopatolojik veriler propolisin kırık iyilesmesini hızlandırdığını ve kemik kalitesini arttırdığını göstermistir. Hırvatistan'da 2009 Temmuz'unda bir akademisyen grup tarafından yapılan araştırmada propolisin diğer bir ilginç etkisi daha ortaya çıkarılıyor. Propolis Ekstraktının Radyoterapi süreçlerinde sağlıklı doku ve hücreleri koruyucu etkisini ima eden bir dizi sonuç alınıyor. --Kanser Tedavisine Destek boyutu için tıklayınız.. --Gebelik İhtimali üzerindeki etkileri için tıklayınız.. --Güçlü Bağışıklık Sistemi için tıklayınız..
|
Sitede Verilen Bilgiler Bilgi Amaçlıdır.